Press enter to see results or esc to cancel.

iPhoto – İncelemesi – I

Geçtiğimiz hafta 7 Mart Lansmanı’nda Apple’ın tanıttığı ve Mac’lerdeki iLife paketinin AppStore’a eklenen son üyesi olan iPhoto’yu ben de bugün sizler için incelemeye çalışacağım. Yalnız uygulamada incelenecek çok şey olduğu için hazırladığım bu yazı biraz uzun oldu. Bu sebeple yazıyı ikiye böldüm. Eğer fazla uzattığım veya atladığım noktalar olmuşsa şimdiden özür diliyorum.

Öncelikle iPhoto hakkında genel bir bilgi vermek istiyorum. Apple MacAppStore’da iWork ve iLife isminde iki adet paket bulunduruyor. iWork paketinin Pages, Numbers ve Keynote isimli 3 üyesi de zaten AppStore’da bulunuyordu. iLife paketinin GarageBand ve iMovie isimli iki üyesi de aynı şekilde iOS AppStore’unda yer alıyordu. Geçtiğimiz hafta yapılan etkinlikte de eksik son üye olan iPhoto tanıtıldı.

MacAppStore’da bulunan iWork paketinin her üyesi 20şer dolar, iLife paketinin her üyesi de 10’ar dolar. iOS AppStore’unda ise bunların hepsi MacAppStore’dakinin yarısı fiyatında. Yani iPhoto da şu anda iOS AppStore’de 4.99$’dan satılıyor.

iPhoto’nun 7 Mart Lansmanındaki Yeni iPad ile tanıtıldığını göz önüne alırsak, bu uygulamanın sadece iPad uyumlu olduğunu düşünebiliriz. Ancak Apple son zamanlarda AppStore’daki uygulamalarını Universal hale getiriyordu ve buna en son 3-4 ay önce GarageBand’ın Universal hale gelmesini örnek gösterebiliriz. Yine aynı şekilde bu uygulama da Universal bir uygulama olup, hem iPhone hem de iPad’inizde rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Apple’ın bu uygulamayı bir iPad ile tanıttığını düşünürsek, benim de aynı şekilde incelemeye ekleyeceğim görüntülerin iPad’den olması mantıklı olacaktır. Her ne kadar iPad 2 ile Yeni iPad arasında çözünürlük farkı oldukça fazla olsa da, maalesef yapacak bir şeyim yok. Yeni iPad’i alıp bu uygulamayı kullanacaklar, bu görüntülerin 4 kat daha net olacağını düşünsünler. 🙂 Ayrıca bu uygulama 19 Megapixel’e kadar resimleri düzenleme özelliğine sahip. Yani çok yüksek çözünürlükteki resimleri, yüksek çözünürlük destekleyen bir uygulama ve yine yüksek çözünürlük destekleyen bir cihaz ile düzenlemeniz size ekstradan bir keyif verecektir.

İncelemeye geçmeden önce son olarak bir karşılaştırma yapmak istiyorum. Bence bu uygulama SnapSeed gibi diğer resim düzenleme uygulamalarına oranla daha başarılı. Ancak çok detaylı araştırma yapmamakla birlikte, uygulamayı sadece iPad’lerinde kullanmak isteyenler için Adobe’nin “Adobe Photoshop Touch” isimli uygulaması daha iddialı gibi. Ancak Photoshop Touch’ın fiyatının 9.99$ olduğunu belirtmekte de fayda görüyorum. 🙂 Ayrıca Photoshop Touch daha çok profesyoneller yönelik olduğundan kullanımı da iPhoto’ya oranla çok daha zormuş. Bu uygulamanın bir diğer negatif özelliği ise arayüzünün sadece İngilizce olması. Halbuki iPhoto Türkçe de dahil olmak üzere bir çok dili destekliyor. Eğer iki uygulamayı da deneme şansını bulanlar aramızda varsa, lütfen görüşlerinizi yorum olarak bildirin. Bu şekilde daha iyi bir fikir sahibi olabiliriz. Daha detaylı bilgi için bu video‘yu izleyebilirsiniz. Apple’ın iPhoto için kendi tanıtım videosuna da buradan ulaşabilirsiniz.

iPhoto – İncelemesi

Uygulama açıldığında karşınıza yukarıdaki resimdeki görüntü geliyor. En üstte 4 tane seçenek var. Bunlar sırasıyla; Albümler, Fotoğraflar, Etkinlikler ve Günlükler. Albümler seçeneğinin altında en başta sadece fotoğraf albümleriniz bulunuyor, daha sonra ise zamanla resimlerde düzenlemeler yaptıkça “Düzenlendi“, “Bayraklı” ve “Favoriler” isimli klasörler de geliyor.

Fotoğraflar seçeneğinin alında ise tüm fotoğraflarınız klasörlenmemiş bir şekilde yer alıyor. Etkinlikler ve Günlükler kısımlarından da bir sonraki yazıda bahsedeceğim.

Bu uygulamayı daha rahat incelemek için internetten bir çok resim indirdim. Bir çok güzel resim vardı, bende bir tane küçük yavru köpek resmi ile bu incelemeyi hazırlamaya karar verdim. Öncelikle fotoğraflar veya albümler bölümünden resmimizi seçiyoruz. Daha sonra ise karşımıza yukarıdaki görüntü geliyor.

Resmin sol kısmında gördüğünüz Fotoğraflar çubuğu sayesinde diğer resimlerinize de rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Ayrıca bu çubuğu ister sağ ister de sol tarafta tutmanız mümkün. Bunun için yapmanız gereken sadece parmağınız ile çubuğu sürükleyip bırakmak olacaktır.

Çubukta gözüken resim sayısını da yine istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Mesela çubuğu tek sıra resim gösterecek şekilde küçültebilirsiniz veya 3 sıra resim gösterecek şekilde de büyütebilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken de çubuğun üst kısmındaki hareket noktasından tutup sürüklemeniz.

Uygulamanın Türkçe olmasının en büyük artısı da ne yapacağınızı karıştırdığınız zaman sol üstteki “?” simgesine tıklayarak hemen Türkçe yardım alabilirsiniz. Resminizi seçtikten sonra düzenleme yapmak için de sağ üst kısımdaki “Düzenle” butonuna basmalısınız. Bu sayede aşağıda oluşan çubuk ile resminizi düzenlemeye başlayabilirsiniz.

Resmin ortasına iki parmağınız ile basılı tutarak büyüteci aktif hale getirebilirsiniz. Ayrıca bir parmağınızı sabit tutarken, diğer parmağınızı döndürerek de büyütecin yakınlaşma miktarını ayarlayabilirsiniz. Daha çok profesyoneller için hazırlanmış bir özellik de olsa, büyüteç ile resimlerinize yakından bakmak oldukça zevkli bir şey. 🙂

Resminizi bayraklı veya favoriler klasöründe görmek için alt menü çubuğunun ortasındaki tuşları kullanabilirsiniz.

Yine bu bölümün en sol tarafında bulunan sihirli değnek seçeneği de resmi otomatik iyileştirme seçeneğidir. iOS 5 ile hayatımıza giren Fotoğraflar bölümünden resmi otomatik düzelt seçeneğini bu uygulamada da görmüş oluyoruz.

Resmin en üst kısmında bulunan “Altyazı Ekleyin…” yazısına tıklayarak da resminizi isimlendirebiliyorsunuz.

Bu menüdeki ikinci seçenek sayesinde de resminizi 90 derece döndürebiliyorsunuz. Ama onun yerine daha profesyonel bir şekilde döndürmek isterseniz en sol alt bölümün en sol seçeneği olan “Kırpma” seçeneğine tıklayarak resminizi istediğiniz ölçülerde kırpıp, 20 derece sağa veya sola döndürebilirsiniz.

Ayrıca sağ alt kısımdaki Ayarlar seçeneği ile de hazır ölçülerde kırpma yapabilirsiniz . Ben bu resim için 4×3 boyutunda kırpıp, resmi 15 derece sağa çevirdim.

Sol alt Menünün ikinci seçeneği olan pozlama seçeneği ile resmin kontrast ve aydınlığını ayarlayabilirsiniz.

Bu seçeneğin hemen renk seçeneği ile de resmin renk ayarlarını yapabilirsiniz. En sağdaki Ayarlar tuşunun hemen yan tarafındaki tuşa tıklayarak hazır renk ayarlarından birini yapabilirsiniz.

Bu menünün en sağ tarafındaki iki seçenek sayesinde de resmin içinden bir renk seçip resmi o renge uyumlu hale getirebilirsiniz.

Ayrıca ortadaki 4 seçenek ile de resmin renkleri ile değişiklik yapabilirsiniz. Burada tıpkı Snapseed uygulamasında da olduğu gibi parmağınızı resme tıkladıktan sonra sağa sola kaydırarak da renk ayarlarını yapabilirsiniz. Tabi bu uygulama Snapseed’e göre biraz daha profesyonel gibi. Bu da parmağınızı tıkladığınız yerin kendi renk ayarları ile oynamak istediğinizi anlıyor olması. İfadem biraz düşük oldu, ama aradaki farkı da tam olarak anlamış olmadığım için anlatmakta da güçlük çektim. 🙂

Sol alt menünün dördüncü seçeneği olan “Fırçalar” seçeneği ile de resmi profesyonelce düzenleyebilirsiniz. 8 farklı fırça ve her fırçanın özelliğinin değiştirebilmesi ile bu bölüm tam olarak profesyonelce.

Ben burada köpeğin göz kısmını biraz “Netşeltir” Fırçası ile, ağız kısmını da “Aydınlat” Fırçası ile boyadım. Sonuç ise yukarıdaki gibi oldu. İlk bakışta pek fark yok, ama bir önceki adım ile kıyaslarsanız farkı göreceksiniz.

En sağ alttaki ayarlar bölümüne tıkladığınızda fırçanın ayarları karşınıza çıkıyor. Eğer burada “Vuruşları Göster” seçeneğini aktif hale getirirseniz, değişiklik yaptığınız yerler boyanacaktır. Yukarıdaki resimde olduğu gibi.

Sol alt menünün son seçeneği olan “Efektler” seçeneği ile de resminize bir çok efekt ekleyebilirsiniz. 6 farklı kategoride efekt eklemek mümkün.

Örneğin “İki Tonlu” kategorisinden bir efekt eklersek, resim yukarıdaki şekle bürünecektir. Aşağıdaki bölümde parmağınızı kaydırarak bu efekti ayarlayabilirsiniz.

Mesela Sanatsal kategorisinden bir efekt eklediğimizde ise resmimiz yukarıdaki hale gelecektir.

Resmimizin düzenlemesi bu kadar. Şimdi ilk başa göre ne kadar fark olduğunu anlamak için sağ üst köşedeki, Düzenle yazısının hemen solundaki “Özgüne Dön” seçeneğine tıklıyoruz. Bu şekilde resmin düzenleme öncesi nasıl olduğunu görebiliriz.

Bu bölümün de bir solundaki “i” simgesine tıklayarak resmin özelliklerini görebilirsiniz.

Bu bölümün de en sol tarafındaki “Paylaş” simgesi sayesinde de resmimizi istediğimiz bir sosyal platforma göndermek veya kaydetmek mümkün.

Örneğin yukarıdaki resimde olduğu gibi Twitter’a gönderebilirsiniz.

**********

Yazı çok uzun sürdüğünden dolayı burada kesiyorum. Günlük oluşturmayı, iPhoto’nun diğer bir kaç özelliğini ve kendi görüşlerimi  de önümüzdeki günlerde başka bir yazı ile anlatacağım. Şimdilik bu kadar. Zaten bu bile yeterince uzun oldu. 🙂

GÜNCELLEME (21/03/2012): Bu yazının devamı olan iPhoto – İncelemesi -II isimli yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

( Yazı No: -030- )

Comments

Leave a Comment


  • wholesale jerseys
  • cheap nba jerseys
  • cheap super bowl jerseys