Press enter to see results or esc to cancel.

Asphalt 6: Adrenalin HD – İncelemesi

Bugün sizlere gerçekten kaliteli oyunlardan biri olan Asphalt 6: Adrenalin HD’yi tanıtacağım. Bu oyunu daha önce indirmiş olanlar oyunun ne kadar kaliteli olduğunu bilir. Hem de Gameloft sağolsun, bu oyunu daha önce bir kaç kez ücretsiz yaptığı için bir çok kullanıcı bu oyuna ücretsiz sahip oldu. Twitter adresimizden de zamanında ücretsiz olduğunu duyurmuştuk. Ama kaçıranlar yine de üzülmesin, çünkü oyunun fiyatı gayet uygun. İlk çıktığında 6-7$ gibi bir fiyatı varken, şuan sadece 0.99$’a bu oyuna sahip olabilirsiniz.

Oyunun iPhone sürümleri de mevcut, ancak bence iPad ile bu oyun bir bütün. Yine fiyatı 0.99$ olan bu iPhone sürümünü bu link yardımıyla indirebilirsiniz. Ayrıca oyunu denemek isteyenler için de bir Free sürümü bulunmakta. Ancak bu sürüm de sadece iPhone uyumlu. Onu da bu link yardımıyla indirebilirsiniz.


Oyun bir araba yarışı oyunu. iPad’inizi bir direksiyon şeklinde kullanarak arabayı kontrol ediyorsunuz. Arabanın gitmesi için bir şeye basmanıza gerek yok, çünkü otomatik gaz devrede. Yani siz hiç bir şeye basmadan araba kendiliğinden ilerliyor. Ekranın sol tarafına parmağınız ile dokunarak fren yapabilir, sağ tarafına dokunarak da Nitro’yu aktif hale getirebilirsiniz.

Eğer isterseniz kontrolleri değiştirmeniz de mümkün, mesela gaz ve fren simgelerinin çıkmasını sağlayabilir veya isterseniz arabayı ekran direksiyonu ile de kullanabilirsiniz.

Daha önce hiç araba yarışı oyunu oynamayanlar için Nitro’nun açıklamasını yapmak gerekirse; arabadan alevler çıkararak uçması diyebiliriz. 🙂 Üst tarafta bulunan Nitro çubuğu ne kadar nitro kullanabileceğinizi gösteriyor. Eğer parmağınızı 3 kere dokundurursanız 3 bölmelik bir hız kullanıyor, 2 kere dokundurursanız 2 bölmelik bir hız kullanıyor.

Eğer Nitro çubuğu tamamen dolu ise o zaman Adrenalin denen Nitro devreye giriyor ve son hızla gidiyorsunuz. Hatta etrafınız bir anda mavi oluyor ve farların izi geriye doğru çıkıyor. Sanki ışık hızında gidiyormuş gibi bir havaya giriyorsunuz.

Ayrıca yarış platformunda bulunan nitro simgelerinin üstünden geçerek nitronuzu dolduruyorsunuz. Mavi nitro simgesi bir bölmelik nitro doldururken, sarı nitro simgesi 3 bölmelik nitro dolduruyor. Nitro’nuzu sadece bunlar ile doldurmak zorunda değilsiniz. Yarış platformunda bulunan bazı eşyaları kırarar da bir yandan nitro doldurup, bir yandan para kazanabilirsiniz. Aynı zamanda yüksek bir yerden atlarken veya Drift yaparken de nitronuz doluyor. Bunların dışında bir de elimination yaptığınız tüm rakip arabalardan da para ve nitro alıyorsunuz.

Elimination demişken, bunun ne olduğunu açıklamadan geçmeyelim. Bir rakip arabayı köşeye sıkıştırarak, arkasından hızla çarparak veya herhangi başka bir şekilde ona kaza yaptırmaya “Elimination” denir. Yukarıdaki resimde de bunu gayet açık bir şekilde görüyorsunuz.

Aynı şekilde siz de karşıdan gelen bir arabaya veya hızla bir duvara çarparsanız kaza yapıyorsunuz. Bu olaya da “wrecked” deniyor. Wrecked olduğunuz zaman hem para kaybediyorsunuz, hem de zaman kaybediyorsunuz. Yukarıdaki resimde gördüğünüz, benim uğraşlarım sonucunda yapmayı başardığım çok artistik bir kaza.. 🙂

Gerek grafikler gerekse arkaplan müziği, size ayrı bir atmosfer sağlıyor. Bu atmosfer sayesinde herşeyi gerrçek gibi hissediyorsunuz. Hatta çoğu insana göre bu oyun yarış oyunlarının klasiği olmuş Need for Speed’den bile daha kaliteli. Tabi bu kişiden kişiye değişir. O yüzden bu konu hakkında yorum yapmak istemiyorum.

Oyunun Career modundaki görevleri yaparak ilerliyorsunuz. Bu şekilde yeni arabaları ve yeni modifiyeleri açabiliyorsunuz. Yeni arabaları açtıkça da daha kaliteli arabalar kullanabiliyorsunuz.

Yukarıda da anlattığım gibi yeni modifiyeleri açarak, arabanıza daha kaliteli eklemeler yapabiliyorsunuz. Bu sayede arabanız daha güçleniyor ve daha hızlı gidebiliyorsunuz. Ayrıca Sponsor bölümünden birbirinden farklı özellikler sağlayan sponsorlardan birini seçebiliyorsunuz.

Oyunda birbirinden farklı yarış modları bulunuyor. Yani sadece birinci olmaya dayalı olan “Normal Race”in dışında; diğer arabaları yok etmeye dayalı “Beat ’em All” modu; belli sürelerde bir, en sonuncu konumda olanın kaybettiği “Elimination” modu ve mor renkteki dolar simgelerini başkalarından önce almaya dayalı “Collector” modu mevcut. Yani oyunda toplamda 4 farklı yarış modu bulunuyor.

Bu yarış modlarının dışında oyunun en güzel kısmı bence Multiplayer kısmı. Çünkü burada gercek oyunculara karşı oynuyorsunuz. İsterseniz bluethoot ile yanınızdaki bir arkadaş ile oynuyorsunuz, isterseniz aynı wi-fi üzerinde bulunan kişilerle oynuyorsunuz, isterseniz de rastgele internetten herhangi biri ile oynuyorsunuz. Ayrıca bu bölümde henüz kilidini açmadığınız arabaları bile kullanabilirsiniz. Bu yüzden oyuna yeni başlayanlar ile profesyonel oyuncular arasında bir donanım farkı bulunmuyor. Sadece modifiye bölümünde bur fark bulunuyor. Ama bu fark da çok büyük sayılmaz. Eğer oyunda belli bir yere geldiyseniz çoğu modifiye zaten açık oluyor.

Ayrıca multiplayer modunda oyuncuların level’leri var. Tıpkı career modda ilerlemek gibi bu modda da leveller ile ilerliyebiliyorsunuz. Ben bu yazıyı hazırlamadan önce 2 level’dim. Hazırlarken oynadığım yarışlar ile 3 level oldum. Yani level atlamak başlangıçta pek zor değil.

Bizce; Biliyorum, yazı biraz uzun oldu. Ama bu tip oyunların en kısa tanıtımı bu kadar sürüyor. Eğer bir iPad sahibiyseniz ve bir yarış oyunu alacaksanız, gerek fiyatı gerek özellikleri ile bu oyunun çok büyük bir aday olduğunu düşnüyorum. Tabi her zamanki gibi renkler ve zevkler tartışılamaz. Karar sizin.. 🙂

( Yazı No: -020- )

Comments

3 Comments

Hüseyin

Parasını sonuna kadar hak eden güzel bir oyun. Herkese tavsiye ederim. Ayrıca inceleme de çok güzel olmuş. Tebrikler..

Muammer Dolmacı

Teşekkür ederim.. 🙂

Küçük Elma Kurdu

[…] yeni sürümünü bugün AppStore’a gönderdi. Daha önce incelemesini yaptığımız Asphalt 6 ve Asphalt 7‘den sonra; bugün serinin en gelişmiş oyunu olan Asphalt 8: Airborne ile […]


Leave a Comment


  • wholesale jerseys
  • cheap nba jerseys
  • cheap super bowl jerseys